Memede silikon protez kayması, estetik cerrahi sonrası karşılaşabileceğimiz ve hastaların sıkça endişelendiği bir durumdur. En basit tanımıyla, cerrahın özenle yerleştirdiği meme implantının zamanla orijinal pozisyonundan farklı bir konuma hareket etmesidir. Tıbbi literatürde buna “implant malpozisyonu” veya “implant deplasmanı” adını veriyoruz.
Normal şartlarda, meme implantı cerrah tarafından oluşturulan özel bir cep içinde, tıpkı bir yumurtanın yuvasında durması gibi sabit kalmalıdır. Bu cebi bir zarf gibi düşünebilirsiniz; implant da zarfın içindeki mektup gibidir. İdeal durumda, zarf mektubu tam olarak sarar ve yerinde tutar. Ancak çeşitli nedenlerle bu zarf genişleyebilir, şekli değişebilir veya yırtılabilir – işte o zaman implant da pozisyonunu değiştirir.
Vücudumuz, yabancı bir cisim olan implantın etrafında doğal olarak ince bir kapsül oluşturur. Bu kapsül, adeta implantı kucaklayan bir el gibi onu yerinde tutmaya çalışır. Protez kayması, bu doğal dengenin bozulması sonucu ortaya çıkar ve hastanın hem fiziksel konforunu hem de estetik görünümünü etkiler.
Protez kayması tek tip değildir; farklı yönlerde gerçekleşebilir. Muayenehanemde en sık karşılaştığım kayma tipleri şunlardır:
- Lateral kayma: İmplantın koltuk altına doğru yana kayması
- Superior kayma: İmplantın yukarı, köprücük kemiğine doğru hareket etmesi
- İnferior kayma: İmplantın aşağı doğru kayması (tıp dilinde “bottoming out” olarak adlandırılır)
- Medial kayma: İmplantların orta hatta doğru yaklaşması (halk arasında “gözlük görünümü” olarak bilinir)
Her bir kayma türü, memelerde farklı görsel değişikliklere ve semptomlara yol açar. Örneğin, inferior kayma durumunda meme başı yukarı bakar ve meme alt kıvrımı normalden aşağıda görünür. Lateral kaymada ise hasta kollarını vücuduna yaklaştırdığında implantlar koltuk altında belirginleşir.
Memede Silikon Protez Kayması Neden Meydana Gelir?
Meme dokusunun içine yerleştirilen bir implantın yıllar boyunca aynı milimetrik pozisyonda kalması her zaman mümkün olmayabilir. Ameliyat sırasında cerrah, silikonun boyutlarına tam uyum sağlayacak, onu sıkıca saracak anatomik bir boşluk yaratır. Ancak bu boşluğun sınırları, üzerine binen yüke ve vücudun kendi iç dinamiklerine bağlı olarak zamanla esneyebilir. Bu esnemenin temelinde yatan en güçlü fiziksel kuvvet yerçekimidir. Yıllar geçtikçe, özellikle de taşıdığı ağırlık arttıkça, memeyi göğüs kafesinde dik tutan bağ dokuları zayıflamaya başlar.
Bunun yanı sıra hastanın kendi anatomik yapısı ve yaşam öyküsü de bu sürecin hızını belirler. Cilt yapısının doğal elastikiyeti, dokuların sıkılığı ve kasların direnci kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Özellikle yaşam boyunca geçirilen önemli bedensel değişimler, memenin taşıyıcı kolonları diyebileceğimiz destek dokularında yorgunluk yaratır. Ameliyat esnasında hazırlanan cebin silikon boyutundan çok az bile olsa geniş olması, zaman içinde o boşlukta istenmeyen bir hareket alanının doğmasına zemin hazırlayabilir. Kullanılan protezin ağırlığı da doku direncini aşarsa, kayma kaçınılmaz hale gelebilir.
Süreci hızlandıran başlıca yapısal faktörler şunlardır:
- İnce cilt yapısı
- İlerleyen yaş
- Yerçekimi etkisi
- Çoklu hamilelikler
- Sık kilo değişimleri
- Zayıf bağ dokusu
- İri boyutlu implantlar
Kullanılan Malzemenin Türü Silikon Protez Kayması Riskini Etkiler Mi?
Estetik cerrahide kullanılan malzemeler, yıllar süren bilimsel araştırmaların ve teknolojik gelişmelerin bir ürünüdür. Günümüzde dördüncü ve beşinci nesil olarak adlandırılan modern silikonlar, geçmiş yıllarda kullanılan materyallere kıyasla tamamen farklı bir iç ve dış yapıya sahiptir. Bu yeni nesil malzemelerin en belirgin özelliği, içlerinde bulunan kohezif jel teknolojisidir. Bu özel jel, formunu ve bütünlüğünü koruma konusunda olağanüstü bir hafızaya sahiptir. Yani dışarıdan bir basınca maruz kalsa bile şekli bozulmaz ve her zaman ilk haline geri döner.
Dış yüzey yapısı ise kaymayı engelleyen en önemli mekanik bariyerdir. Pütürlü olarak tasarlanmış yüzeyler, yerleştirildikleri dokulara mikroskobik düzeyde tutunurlar. Bu tutunma, malzemenin kendi etrafında dönmesini veya sağa sola kaymasını ciddi ölçüde yavaşlatır. Özellikle damla şeklindeki tasarımlarda bu yüzey tutunması, şeklin bozulmaması için kritik bir önem taşır. Düz ve pürüzsüz yüzeye sahip malzemeler ise doku içinde daha kaygan bir yapı sergiler. Bu kayganlık memeye son derece doğal bir yumuşaklık hissi verse de eğer protezin etrafındaki cep zamanla genişlerse, bu malzemelerin yer değiştirme potansiyeli çok daha yüksek olur. Ayrıca seçilen taban genişliğinin ve yüksekliğinin hastanın göğüs kafesi ölçüleriyle birebir örtüşmemesi, boşluğun genişlemesini tetikleyen teknik bir faktördür.
Tasarımlara ait temel yapısal özellikler şunlardır:
- Kohezif jel dolgusu
- Pütürlü dış yüzey
- Pürüzsüz dış yüzey
- Poliüretan kaplama
- Yüksek profil tasarımı
- Düşük profil tasarımı
Aşağı Yönlü Silikon Protez Kayması (Bottoming Out) Nasıl Anlaşılır?
Estetik literatüründe bottoming out olarak tanımlanan aşağı doğru sarkma durumu implantın meme altı kıvrımının normal sınırlarını aşarak göğüs duvarında daha aşağı bir pozisyona yerleşmesidir. Bu durum geliştiğinde, memenin estetik oranları tamamen altüst olur. Dışarıdan bakıldığında, memenin alt kısmı yapay, gergin ve aşırı dolgun bir görünüm alırken, üst kısımlar tamamen boşalmış gibi durur. En dikkat çekici belirtilerden biri ise, meme ucunun olması gerekenden çok daha yukarıya doğru bakmaya başlamasıdır.
Bu deformitenin altında yatan temel mekanizma, memenin alt kutbundaki cilt ve dokuların silikonun ağırlığını taşıyamayacak kadar yetersiz kalmasıdır. Sürekli aşağı doğru çeken yerçekimi ve malzemenin ağırlığı birleştiğinde, alt kısımdaki dokular bir hamak gibi esnemeye başlar. Yeterli direnç gösterilemediğinde, meme altı kıvrımı silinir ve yeni bir katlanma çizgisi daha aşağıda oluşur. Özellikle hastanın iskelet ve kas yapısına uygun olmayan, taşıma kapasitesini aşan ağırlıkta malzemeler kullanıldığında, alt dokuların bu yüke direnme ihtimali oldukça düşüktür.
Aşağı yönlü sarkmanın temel görsel bulguları şunlardır:
- Yukarı bakan meme ucu
- Memenin üst kısmında boşluk
- Alt kısımda aşırı gerginlik
- Meme altı kıvrımının düşmesi
- Alt polde yapay dolgunluk
- Göğüs kafesinde ağırlık hissi
Yukarı Yönlü Silikon Protez Kayması (High Riding) Belirtileri Nelerdir?
Aşağı sarkmanın tam zıttı bir tablo olan yukarı yönlü kayma, protezin anatomik olarak memenin çok üst kısımlarında, köprücük kemiğine anormal derecede yakın bir bölgede takılıp kalmasıdır. Böyle bir durumda meme ucu, normalin aksine aşağıya doğru dönük durur ve göğsün alt kısmındaki mesafe çok kısalır. Dekolte bölgesinde doğal olmayan, aşırı bombeli ve dışarı fırlayacakmış gibi duran bir kitle görüntüsü oluşur.
Bu sorunun kaynağı genellikle göğüs kasının dinamik hareketleridir. Eğer malzeme göğüs kasının altına yerleştirilmişse ve kasın alt bağlantı noktaları yeterince serbest bırakılmamışsa, kas her çalıştığında güçlü bir kuvvet üretir. Bu kuvvet, bir kaldıraç veya asansör gibi çalışarak malzemeyi sürekli yukarıya doğru iter. Ameliyattan sonraki iyileşme döneminde, hastanın göğüs kaslarını aşırı zorlayan hareketler yapması, ağır eşyalar kaldırması veya önerilen medikal baskı bantlarını kullanmaması bu süreci oldukça hızlandırır. İlk haftalarda bir miktar yükseklik normal kabul edilse de aylar geçmesine rağmen memeler hala çok yüksekte duruyorsa, bu kalıcı bir sorunun işaretidir.
Yukarı yerleşimin başlıca fiziksel işaretleri şunlardır:
- Aşağı dönük meme ucu
- Dekoltede aşırı şişkinlik
- Kısalmış meme altı mesafesi
- Köprücük kemiğine yakınlık
- Göğüs kasında gerginlik
- Alt polde boşluk hissi
Yanlara Veya İçe Doğru Silikon Protez Kayması (Symmastia) Nasıl Gelişir?
Malzemenin orta hattan uzaklaşarak koltuk altına doğru hareket etmesi durumu yanal kayma olarak bilinir. Bu durum özellikle hasta sırt üstü yattığında çok belirginleşir. Memeler tamamen koltuk altlarına doğru yayılır ve göğsün orta kısmı tamamen boşalarak düzleşir. Yanal kaymanın temel nedeni, cerrahi boşluğun dış sınırlarının gereğinden fazla genişlemesi veya hastanın göğüs kafesinin dışa doğru çok kavisli bir yapıda olmasıdır. Hastanın sürekli yan veya yüzüstü yatma alışkanlığı da bu dışa doğru göçü hızlandıran mekanik bir etkendir.
Bunun tam tersi olan içe doğru kayma ise tıbbi adıyla symmastia olarak bilinir ve halk arasında bitişik meme olarak da tanımlanabilir. Normal ve estetik bir dekoltede, iki göğüs arasında belirgin bir ayrıklık, doğal bir vadi bulunmalıdır. Symmastia geliştiğinde, her iki implant göğüs kafesinin ortasında birleşir ve bu doğal çukurluk tamamen yok olur. Göğsün ortasında tek parça bir kitle varmış gibi görünür. Bu durum genellikle memenin iç kısımlarındaki dokuların gereğinden fazla açılması veya kişinin anatomisine göre çok geniş tabanlı materyallerin kullanılması sonucu ortaya çıkar. Ortadaki bağ dokusunun zayıflayıp kopmasıyla iki boşluk birleşir.
Orta hat ve yanal problemlerin belirtileri şunlardır:
- Sırtüstü yatarken koltuk altına yayılma
- Dekolte ortasında birleşme
- Ayrıklık çizgisinin kaybolması
- Koltuk altında dolgunluk hissi
- Göğüs ortasında gerginlik
- Sütyen kullanımında zorluk
Memede Silikon Protez Kayması Şüphesinde Hangi Tanı Yöntemleri Kullanılır?
Bir problemin varlığından şüphelenildiğinde sürecin ilk adımı, son derece detaylı bir klinik fizik muayenedir. Uzman bir göz, hastanın ayakta duruş pozisyonunda memenin genel simetrisini, alt kıvrımların yerini, meme uçlarının yönelimini ve malzemenin dokunarak hissedilen dış sınırlarını titizlikle inceler. Muayene sırasındaki bulgular genellikle sorunun türünü ve yönünü anlamak için yeterli veriyi sağlar. Ancak düzeltici cerrahinin planlanabilmesi, içerideki hasarın boyutunun görülmesiyle mümkündür. Bunun için de ileri radyolojik görüntüleme tekniklerine başvurulur.
Bu noktada en detaylı ve hatasız bilgiyi sağlayan yöntem Manyetik Rezonans (MR) görüntülemedir. Silikon protokolü ile çekilen bir MR, sadece malzemenin konumunu değil aynı zamanda yapısal bütünlüğünü, etrafındaki zarın (kapsülün) kalınlığını ve olası iç yırtılmaları milimetrik bir hassasiyetle gösterir. Hastalara hiçbir radyasyon vermeden uygulanan Ultrasonografi ise daha pratik bir ön değerlendirme aracıdır. Özellikle doku içindeki sıvı birikimlerini veya kanamaları anında tespit edebilir. Standart mamografi yöntemleri ise daha çok meme dokusunun kendi sağlığını taramak için kullanıldığından, pozisyonel değişikliklerin tespitinde temel bir teşhis aracı olarak yeterli derinliği sunmaz.
Klinik değerlendirmede kullanılan yöntemler şunlardır:
- Fiziksel muayene
- Manyetik Rezonans (MR)
- Yüksek çözünürlüklü Ultrasonografi
- Dinamik palpasyon
- Fotoğrafik ölçümleme
Memede Silikon Protez Kayması Durumunda Hangi İleri Cerrahi Yöntemler Uygulanır?
Mevcut bir kaymanın cerrahi yollarla onarılması süreci, sadece eski malzemenin çıkarılıp yerine yenisinin konulması kadar basit bir işlem değildir. Bu süreç bozulan iç mimarinin sıfırdan inşa edilmesini, yıpranmış dokuların güçlendirilmesini ve yeni oluşturulacak yatağın biyomekanik olarak tamamen sağlamlaştırılmasını kapsar. Estetik cerrahide bu düzeltici işlemlere genel olarak revizyon cerrahisi adı verilir.
Başarılı bir revizyon ameliyatının kurgusu, sorunun kaynağına göre tamamen kişiselleştirilmek zorundadır. Eğer temel sorun sadece hazırlanan boşluğun bollaşması ise, mevcut dokular özel tekniklerle daraltılır. Ancak sorun dokuların ciddi anlamda zayıflaması, erimesi veya sert ve hastalıklı bir zar dokusunun oluşması ise, çok daha karmaşık adımlar atılır. Malzemenin bulunduğu düzlem tamamen değiştirilebilir, vücudun kendi dokuları kullanılarak yeni destekleyici katmanlar oluşturulabilir veya modern biyomateryallerle içeriden çok güçlü bir iskelet sistemi kurulabilir.
Revizyon cerrahisinin temel bileşenleri şunlardır:
- İç mimarinin onarımı
- Doku yatağının değişimi
- Biyolojik desteklerin eklenmesi
- Kapsülün yeniden şekillendirilmesi
- Hacim dengelemesi
Kapsül Daraltma İşlemi Silikon Protez Kayması Tedavisinde Nasıl Kullanılır?
Kapsülorafi olarak adlandırılan kapsül daraltma işlemi, genişlemiş ve bollaşmış cerrahi boşluğun, özel dikiş teknikleri kullanılarak hastanın ölçülerine uygun hale getirilmesi sanatıdır. Bu işlemi, bol gelen bir giysinin usta bir terzi tarafından kişinin üzerine tam oturacak şekilde pensler atılarak daraltılmasına benzetebiliriz. Vücut, malzemenin etrafında zamanla doğal bir biyolojik zar oluşturur. Revizyon cerrahisinde bu biyolojik zarın güçlü kısımları, sağlamlaştırma işlemi için bir yapı taşı olarak kullanılır.
Örneğin aşağı sarkan vakalarda, zarın alt kısmı son derece güçlü, erimeyen özel dikişlerle göğüs duvarındaki kemik zarlarına veya kaslara sıkıca tespit edilir. Böylece silinmiş olan meme altı kıvrımı, ideal ve doğal olması gereken yüksekliğe çekilerek kilitlenir. Eğer sorun yanlara doğru kayma ise, genişleyen yan veya iç sınırlar bir araya getirilerek dikilir ve boşluğun eni daraltılır. Bu sayede malzeme tam orta hatta, doğal bir diklikte ve estetik sınırlar içerisinde kilitlenmiş olur.
Daraltma işleminin uygulandığı anatomik alanlar şunlardır:
- Meme altı kıvrımı
- Koltuk altı yan sınırı
- Göğüs kafesi orta hattı
- Üst göğüs duvarı
- Kas zarı bağlantıları
Silikon Protez Kayması Sonrası Yerleşim Planı Değiştirmek Ne İşe Yarar?
Silikon uygulamalarında malzeme genel olarak meme bezinin hemen altına, kas zarının altına veya doğrudan göğüs kasının altına yerleştirilebilir. Eğer bir hastada pozisyon değişikliğine ek olarak şiddetli bir kapsül sertleşmesi veya doku incelmesi de meydana gelmişse, bozulan ve hastalıklı hale gelen o eski doku cebi tamamen ameliyatla çıkarılır. Ancak yeni ve temiz bir protezi, o eski hasarlı yatağın olduğu aynı düzleme yerleştirmek, sorunun yıllar sonra tekrar etme ihtimalini oldukça artırır.
İşte tam bu noktada plan değişikliği (plane switching) adı verilen ileri düzey cerrahi teknik devreye girer. Önceden meme dokusu altına konulmuş ve kaymış bir malzeme, revizyon sırasında daha derine, göğüs kasının altına taşınabilir. Bu taşıma işlemi sayesinde malzeme, daha önce hiç dokunulmamış, kanlanması çok iyi olan ve son derece sağlıklı, yepyeni bir yatağa kavuşmuş olur. Özellikle kasın üst kısmının protezi kalın bir yorgan gibi örttüğü, alt kısmının ise malzemenin doğal bir kavis alması için serbest bırakıldığı çift-planlı (dual-plane) yöntemler doku zayıflıklarını gizlemede ve yukarı kaymaları engellemede mükemmel sonuçlar verir.
Cerrahi olarak tercih edilen temel planlar şunlardır:
- Meme bezi altı
- Kas zarı altı
- Tam kas altı
- Çift planlı kas altı (Dual-plane)
İç Sütyen Yöntemi Silikon Protez Kayması Sorununu Nasıl Çözer?
Revizyon ameliyatlarında karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, hastanın kendi dokularının yerçekimine ve yüke karşı koyamayacak kadar zayıflamış ve kağıt gibi incelmiş olmasıdır. Bu gibi durumlarda sadece dikişlerle yapılan daraltmalar yeterli gücü sağlayamaz. Problemi kalıcı olarak çözmek için, malzemenin alt kısmına içeriden sağlam bir iskelet sistemi, adeta görünmez bir destek ünitesi kurulması gerekir. Tıp dünyasında bu kavrama iç sütyen (internal bra) adı verilir.
Bu görünmez sütyen birkaç farklı yolla oluşturulabilir. Cerrah bazen hastanın memenin alt kısmındaki kendi dokularını aşağıya doğru katlayıp göğüs duvarına asarak biyolojik bir hamak yaratabilir. Eğer kendi dokusu yeterli değilse, laboratuvar ortamında hazırlanan ve insan dokusuyla tamamen uyumlu, çok güçlü asellüler dermal matriks (ADM) adı verilen destek yamaları kullanılır. Bu yamalar malzemenin altını sımsıkı sarar ve zamanla hastanın kendi hücreleriyle kaynaşarak çelik gibi sağlam bir doğal bağ dokusuna dönüşür. Ayrıca iyileşme sürecinde eriyerek yerini çok güçlü kollajen liflerine bırakan özel sentetik ağlar (mesh) da yerçekimine karşı konulmasında mekanik direnci maksimize eder.
İç sütyen oluşturulurken kullanılan materyaller şunlardır:
- Asellüler Dermal Matriks (ADM)
- Eriyebilen sentetik ağlar (Mesh)
- Hastanın kendi deri altı dokusu
- Hastanın kendi meme bezi dokusu
- Kas zarı uzantıları
Kapsül Kontraktürü Memede Silikon Protez Kayması Yaratır Mı?
Vücudumuz, içindeki her türlü yabancı maddeyi izole etmek için onun etrafında ince ve saydam bir zar oluşturacak şekilde programlanmıştır. Oluşan bu fizyolojik zara kapsül denir ve bu zar, malzemenin yerinde kalmasını sağlayan son derece faydalı bir yapıdır. Ancak bazen vücudun savunma sistemi aşırı bir tepki verir. Bu zar tabakası giderek kalınlaşır, sertleşir ve yapısı bozularak daralmaya başlar. Bu patolojik büzüşme sürecine kapsül kontraktürü adı verilir.
Zar daraldıkça, içindeki yumuşak silikonu her yönden inanılmaz bir güçle sıkıştırmaya başlar. Bu muazzam büzüşme kuvveti, malzemenin doku içinde en az direnç gördüğü yöne doğru, genellikle dışarıya veya yukarıya doğru zorla itilmesine neden olur. Gözle görülür belirgin bir asimetri, sertlik ve bazen ciddi ağrılar ortaya çıkar. Bu durum kaymanın hem nedeni hem de sonucu olabilir. Böyle karmaşık bir tabloda sadece yerleşimi düzeltmek sorunu çözmez; ameliyat sırasında o hastalıklı, kalınlaşmış zarın tamamen vücuttan çıkarılması ve süreci tetikleyen biyolojik faktörlerin temizlenmesi şarttır.
Kapsül sertleşmesinin aşamaları ve etkileri şunlardır:
- Hafif dokunma hassasiyeti
- Memede genel sertlik hissi
- Gözle görülür şekil bozukluğu
- Hissedilen sürekli ağrı
- Yukarı doğru belirgin göç
Silikon Protez Kayması Yaşamamak İçin Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uzman bir cerrahın ellerinde gerçekleştirilen başarılı bir düzeltme ameliyatının mükemmel sonucunu korumak, büyük oranda hastanın ameliyat sonrasındaki kritik iyileşme sürecine ne kadar uyum sağladığına bağlıdır. Ameliyat masasında atılan o hassas dikişlerin, yerleştirilen yamaların ve kurulan yeni destek sistemlerinin vücudun kendi dokularıyla kaynaşması için kesinlikle zamana ve mekanik korumaya ihtiyaç vardır.
Operasyondan sonraki ilk haftalarda, doktor tarafından verilen özel medikal kompresyon sütyenlerinin gece gündüz, aralıksız kullanılması en temel kuraldır. Bu sıkı sütyenler, oluşturulan yeni yuvanın sınırlarını korur ve dokuların birbirine yapışmasını sağlar. Ayrıca özellikle ilk aylarda, göğüs kasını çalıştıran ağır fiziksel aktivitelerden, ağırlık kaldırmaktan, kolların zorlandığı yüzme ve raket sporlarından kesinlikle uzak durulmalıdır. Kasların her şiddetli kasılması, henüz tam iyileşmemiş olan iç dikişleri zorlayarak yeni oluşturulan dar boşluğun tekrar açılmasına sebep olabilir. Doğru yatış pozisyonunu bulmak, ödemin inmesi ve dokuların dinlenmesi için kritik bir diğer adımdır.
İyileşme dönemindeki temel kurallar şunlardır:
- Medikal sütyen kullanımı
- Üst baskı bandı kullanımı
- Sırt üstü hafif dik yatış
- Ağır egzersiz kısıtlaması
- Kol hareketlerinin sınırlandırılması
- Yüzüstü yatmaktan kaçınma
Silikon Protez Kayması Düzeltildikten Sonra Kalıcı Başarı İçin Neler Önemlidir?
Bu alandaki cerrahi onarım süreçleri, hem üstün bir teknik bilgi birikimi hem de hastanın fizyolojisini detaylı şekilde okuyabilme yeteneği gerektiren, son derece özellikli bir estetik girişimdir. Teknolojinin ve tıbbın sunduğu yeni biyomateryaller sayesinde, günümüzde yapılan revizyon cerrahilerinin başarı oranları ve elde edilen sonuçların kalıcılığı eskiye kıyasla muazzam ölçüde artmıştır.
Kalıcı ve estetik bir sonucun temel anahtarı; hastanın göğüs kafesi yapısına, mevcut cilt kalınlığına, doku taşıma kapasitesine ve günlük yaşam dinamiklerine en uygun, tamamen kişiye özel bir onarım planının oluşturulmasıdır. İhtiyaç duyulan bazı vakalarda, malzemenin üzerini örtmek, doku kalınlığını artırmak ve cildi beslemek amacıyla hastanın kendi bölgesel yağları da memeye özel tekniklerle transfer edilebilir. Bu yağ transferi hem estetik olarak daha pürüzsüz, çok daha doğal bir geçiş sağlar hem de derinin direncini artırarak ileride oluşabilecek doku zayıflamalarına karşı biyolojik bir kalkan oluşturur. Estetik ve fiziksel bütünlüğün ömür boyu sağlıkla korunabilmesi, iyileşme sürecindeki kurallara olan sıkı bağlılığa ve hekim ile kurulan sürekli iletişime dayanır.

Op. Dr. Erman Ak, uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Tayvan’da ileri mikrocerrahi eğitimi almış ve İtalya’da ISAPS bursiyeri olarak yüz ve meme estetiği eğitimi almıştır. EBOPRAS’tan Avrupa Birliği Estetik Plastik Cerrahi yeterlilik sertifikasına sahip olan Dr. Ak, Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’nde Plastik Cerrahi Bölümü’nün kurulmasına katkıda bulunmuştur. Halen Nişantaşı’ndaki kliniğinde Türkiye ve diğer ülkelerden hasta kabul etmektedir.

